DOXA NEDİR?

Platon’a göre; doxa, idealar dünyasından yansımış olan,algı dünyasının bilgisi olup, doğrulugu herhangi bir gerçekliğe dayandırılamayan, ispatlanmamış sanı-görüştür.

“Öyle ise doxa insanların inandıkları,doğru sandıkları ama kanıtlanmamış şeylerdir.”

Descartes renkleri kanıtlanamadığı için reddetmişti. Pek çok filozof, ”gerçek gibi göründüğü halde gerçek olmayan” diye tanımladıkları doxa’yı küçümsemişlerdi. Oysa matematiğin de, müziğin de doxa olduğunu düşünmeden belki. Renkler değil mi, çoğu zaman tercihlerimizi belirleyen? Gerçeği sorgularken, doxa’yı (gerçeğin sahte görüntüsünü) yok saymışlardı. Nesne- zihin ilişkisinde, zihni ön plana alırken, doxa’yı yaratanın tam da zihin olduğunu görmezden gelerek.

Hayat doxa’dır. Zihnimizde yarattığımız şeylere ”gerçek” diye sarılmamızdan ibarettir yaşamak. Mutluluğun da mutsuzluğun da kaynağında doxa vardır. Her birey doxa’sını kendi elleriyle inşa eder.

Hayat doxa’dır. Yaşamak hatta bir birey olmak doxa’dır. Duygular ve algılar da keza öyle. Doxa’nın inşa ettiği hayatlarımıza bakıp seviniyoruz, üzülüyoruz, acı ve hasret çekiyoruz. Bazen bunlara sımsıkı sarılmak oluyor yaşamak. Her insan, ya doxa’nın farkına varacak ya da yalan gerçekliğinin yanılsaması içinde kaybolacak.


” İstiyoruz ki, dünyadaki bütün sorunlar masa başında çözülsün. ”

İşte bizim çıkış noktamız da kendi Doxa‘mızdı. Amacımız; yaptığımız ürünlere, duygularımızı, algılarımızı, inançlarımızı, sevgimizi katarak tüm Doxa’lara ulaşmak. Doxa Ofis Mobilyaları  tasarımla, renkle, estetik duygularımızla, bütün beklentilere cevap verebilmekte. Huzur dolu mekanlar yaratmak istiyoruz. Salt doğrunun, salt gerçeğin peşinde değiliz.